“Kaleler şehri” Tokat

Doğu Roma İmparatorluğundan Selçuklulara kadar çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan Tokat, 3 kalesiyle turistlerin ilgisini çekiyor.

– Tarihin pek çok döneminin özelliklerini topraklarında barındıran Tokat, “Niksar”, “Zile” ve “Tokat” kaleleriyle çok sayıda medeniyetin izlerini taşıyor – Vali Can: “Anadolu’da özellikli 3 kalesi olan tek şehir Tokat. Özellikli 3 kalede de Osmanlı’nın ve Selçuklu’nun hatırasını yaşatacağız”

Tokat Valisi Cevdet Can, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentin öne çıkan tarihi özelliklerinden biri olan 3 kaleyi tanıtmak için çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi.

Hem gelecek nesillere buranın tarihini aktarmak hem de gelen turistlere kültür ziyafeti sunmak adına bu çalışmaların önemli olduğunu ifade eden Can, ” Anadolu ‘da özellikli 3 kalesi olan tek şehir Tokat” dedi.

Can, her kalenin farklı farklı medeniyetleri, kültürleri ve hikayeleri bağrında yaşattığını bildirdi.

Niksar Kalesi’nin Türklerin Anadolu’ya girdikten sonra Anadolu’daki ilk durağı olduğunu anımsatan Can, “Danişment Ahmet Gazi Danişment Devleti’ni kurmuştur. Niksar başkentti. Niksar Kalesinde ilk Türk Medresesi yapılmıştır. Yağıbasan Medresesi. Kalemiz bunu bağrında barındırıyor. Niksar Kalesi Türklerin ilk kullandığı namazgahlardan bir tanesi. Öyle bir özelliği vardır. Aynı zamanda Niksar kale şehri olarak kurulmuştur” ifadesini kullandı.

Zile Kalesi’nin de birçok özelliği olduğunu vurgulayan Can, Roma İmparatoru Julius Sezar’ın “veni vidi vici (geldim, gördüm, yendim)” sözünü de burada söylediği hatırlattı. Bu sözün Zile Belediyesince tescillendiği Zile Kalesi’nin şehre hakim bir konumda bulunduğunu dile getiren Can, kaleye çıkıldığında tüm Zile’nin görülebildiğini belirtti.

Tokat Kalesi’nin de Tokat’ın gelişmesinde önemli bir yeri bulunduğunu ifade eden Can, “Tokat’ta şehir kale etrafında gelişmiştir. Yüksek ve sarp kayadır. Kalenin turizme açılması için çalışmalar devam ediyor” dedi.

Tokat’ta 3 kalenin bulunmasının önemli olduğuna dikkati çeken Can, “Biz eski şehri koruyacağız. İlimize gelen turistler, Niksar, Zile ve Tokat kalelerinde kuracağımız teraslarla eski şehirleri temaşa edebilecekler. Biz bunların sadece çıkılıp görülen bir kale değil, günlük hayatın da geçtiği kalelere dönüştürmeye çalışıyoruz. İnsanlar gelsin günlük hayatlarını geçirebilsinler. Kalelerdeki restorasyon çalışmaları devam ediyor. Özellikli 3 kalede de Osmanlı’nın ve Selçuklu’nun hatırasını da yaşatacağız” şeklinde konuştu.

– Tokat Kalesi
kaleler-sehri-tokat

Kaynaklara göre, yapılış tarihi kesin olarak bilinmeyen ve milattan sonra 5’inci ya da 6’ncı yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Tokat Kalesi’nin en eski yerleşimcilerinin Komana Pontika’dan göçen Hristiyanlar olduğu biliniyor. İnşasının ardından uzun yıllar Doğu Roma İmparatorluğu’nun elinde kalan, 1074 yılında Danişmend Gazi tarafından ele geçirilen ve Büyük Selçuklu Devleti’nin hakim olduğu kalenin, Selçuklulardan sonra Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetine girdiği belirtiliyor.

Surları kesme taş ve molozlarla kullanılarak kademeli olarak kaya kütlelerine oturtularak yapılan kalenin kuzey ve güney yönündeki duvarları, depremlerin de etkisiyle büyük ölçüde yıkık bulunuyor. Bu yönde sadece bir burç ve ana kaya üzerindeki surlar görülebiliyor.

– Zile Kalesi

Zile Kalesi
Zile Kalesi

Zile Kalesi, Roma İmparatoru Julius Sezar’ın, Pontus asıllı Basforos Kralı 2. Pharnake ile Zile Altıağaç mevkisinde yaptığı büyük bir savaştan galip ayrılması üzerine dünyaca ünlü “veni, vidi, vici (geldim, gördüm, yendim)” sözünü söylediği yer olarak tanınıyor.

Antik çağlarda kurulduğu belirlenen höyük üzerinde inşa edilmiş iç kale özelliğine sahip Zile Kalesi’nin kuzeydoğusunda kayalıklara oyulmuş, Roma dönemine ait küçük bir tiyatro bulunuyor.

– Niksar Kalesi

niksar-kalesi

Yapılış tarihi tam olarak bilinmeyen, Orta Çağ’dan kaldığı sanılan Niksar Kalesi, şehrin kuzeyinde yüksek bir tepe üzerine iç kale ve dış kale olmak üzere üç bölümden oluşuyor.

Romalılardan beri stratejik öneme sahip Niksar Kalesi’nin Bizans, Danişmendliler, Selçuklular ve Osmanlı döneminde de bu özelliğini koruduğu biliniyor.

Kalenin içindeki, Anadolu’nun ilk medresesi olarak bilinen ve restorasyon çalışmalarının ardından eski görünümüne kavuşturulan Yağıbasan Medresesi de yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken mekanlar arasında yer alıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir